Sinemaseverlere bizden öneriler



Sinemaseverlere bizden öneriler
Hafta sonu geldi çattı. “Ne izlesek” sorusu da yeniden gün yüzüne çıktı. Arkadaşlarınız veya ailenizle bir araya geldiğinizde, bu soru üzerinde uzun uzun düşünüyorsanız işte size keyifle izleyebileceğiniz filmlerle dolu bir liste! Dramdan gerilime, aksiyondan bilim kurguya yabancı filmlerden en iyilerini seçtiğimiz önerilerimize bir göz atın…


Black Swan
New York’ta yaşayan Nina genç ve yetenekli bir balerindir. Hayatının tamamını kapsayan dans en büyük tutkusu, yaşam amacıdır. Nina, eski bir balerin olan ve kızına sürekli dans konusunda hırs aşılayan annesi ile birlikte yaşıyordur. Kuğu Gölü Balesi’ni sahneye koyan bale yönetmeni Thomas Leroy, yeni sezonda Beyaz Kuğu'yu canlandıran baş balerini değiştirmeye karar ve ilk terci olarak da Nina'yı görür. Yönetmen zarif, masum ve saf Beyaz Kuğu ile kötülüğün, şehvetin ve bilinmezliği temsilcisi Siyah Kuğu'yu aynı anda canlandırabilecek bir balerin arıyordur. Beyaz Kuğu rolünde harikalar yaratan Nina ne kadar çok çalışırsa çalışsın içindeki Siyah Kuğu'yu ortaya çıkaramıyordur. Fakat rakibi Lily Siyah Kuğu performansında Nina'dan çok daha iyidir. İki genç bakerin arasındaki rekabet ilginç bir dostluğa dönüşürken Nina da kendi karanlık tarafıyla yüzleşmeye başlıyor. Natalie Portman’ın Nina karakteriyle Oscar’ı kucakladığı bu filmde “takıntı” kavramı vurgulanıyor.


Hush
Kate Siegel, John Gallagher Jr., Edward Michael Trucco, Samantha Sloyan’ın başrollerini üstlendiği Hush, gerilim/korku türü bir film. Sağır bir kadın olan Maddie, tek başına yaşamak için ormanın içinde bulunan bir eve yerleşir. Üzerinde çalıştığı kitabını bitirmeye çalışan Maddie, yeni hayatından oldukça mutludur. Fakat bir gün bilgisayar başındayken kendisine gelen bir mesaj her şeyi altüst eder. Mesajda o anki halinin fotoğrafı vardır. Evin dışından birisinin kendisini izlediğin düşünen Maddie, çok geçmeden maskeli katil ile karşılaşır. Maddi, eve girmeye çalışan maskeli adamdan kurtulmaya çalışmak için zorlu bir mücadele vermek zorundadır.

Before Midnight
Before Sunrise ve Before Sunset ile başlayan macera Before Midnight ile devam ediyor. Paris'teki ikinci buluşmanın ardından Jesse ve Celine bir kez daha vedalaşıp kendi yollarına devam eder. İlk buluşmanın ardından geçen uzun yılların ardından tekrar, bu kez Yunanistan'da karşılaştığımız ikili, bu süreçte bir yığın değişim yaşamış, çeşitli sürprizlerin yaşanacağı bir hayata doğru yelken açmıştır. Tüm sorunlara ve değişikliklere rağmen, değişmeyen tek şey ise birbirlerine duydukları aşktır. Yunanistan'da geçirdikleri bir tatil günü, geçmişlerini muhakeme edip ilişkilerini masaya yatırdıkları içten bir sohbete tanık olacaktır. Before Sunrise ve Before Sunset filmlerinin ardından yönetmen Richard Linklater ile oyuncular Ethan Hawke ve Julie Delpy'i tekrar bir araya geliyor ve Before Midnight ile birlikte seriye son nokta koyuluyor.

The Meg
Başrolünü Jason Statham’ın üstlendiği film etkileyici bir bilim kurgu. Uluslararası bir deniz altı gözlem programının parçası olan derin deniz sualtısı, soyunun çoktan tükenmiş olduğu düşünülen büyük bir yaratık tarafından saldırıya uğrar. Hasar gören denizaltı, mürettebatı içeride kapana kısılmış bir halde, Pasifik Okyanusu'nun en derin yerinde durmaktadır. Vizyoner Çin okyanus bilimcisi, kızı Suyin'in gönülsüzlüğüne rağmen, mürettebatı kurtarması için uzman derin deniz kurtarma dalgıcı Jonas Taylor'ı tutar. Taylor sualtının çevresinde süzülen bu canavarla daha önce de karşılaşmıştır; tarih öncesinden kalan ve iki buçuk milyar yıl önce soyunun tükendiği zannedilen, 23 metrelik bir Megalodon. Taylor aşağıda sıkışıp kalmış herkesi kurtarmak için kendi hayatını riske atmalı, korkularıyla yüzleşmeli ve dünyanın en tehlikeli yırtıcısının karşısına çıkmalıdır...

Koro
Fond de l’Etang, Fransa’da bir sayfiyede sorunlu erkek çocukları için eğitim veren bir yatılı okuldur. 20. yüzyılın ortalarında, egoist, disiplin delisi bir müdür olan M. Rachin tarafından yönetilmektedir. Onun sistemi asi yaradılışlı çocuklar üzerinde hiçbir işe yaramamakla beraber ters tepkiye neden olmaktadır. Bir gün okula M.Clement Mathiue adında yeni bir eğitmen gelir. Orta yaşlardaki bu adam her ne kadar çocukları ziyadesi ile haylaz bulsa da M. Rachin’in fikirlerine inanmaz. Tek çare en iyi bildiği aracı kullanmaktır. Müzik her derde deva olabilecek evrensel bir güçtür nihayetinde. Okul dahilinde kurduğu koro ile herkesin hayata bambaşka bir pencereden bakmasını sağlayacaktır. Koro en iyi yabancı film dalında Oscar ve Altın Küre adaylığı ile birlikte pek çok adaylık kazanan bir filmdir. Fransa’daki Sezar Ödülleri’nde En İyi Müzik ve Ses Ödüllerini almıştır.

Pan’ın Labirenti
Pan’ın Labirenti, fantastik bir dünyaya kaçan küçük bir kızın hikayesini anlatıyor. İspanya’da faşist iktidarın tüm vahşetinin gölgesinde yalnız bir kız çocuğu olan Ofelia, sadist eğilimleri olan babasının etrafındakilere yaptığı tüm eziyetleri bizzat gözlemlemektedir. Bu küçük kız çocuğunun gerçeklikten kaçabileceği tek yer kendi hayal gücüdür. Ofelia, gerçeklikte bulamadığı huzuru, hayallerinde aramaya başlayacaktır. Bu esnada vahşet ise tüm sertliğiyle Ofelia’nın çevresinde vuku bulmaya devam edecektir. Guillermo del Toro’nun gösterildiği sene Cannes’da dakikalarca ayakta alkışlanan yakın dönem başyapıtı, çocukların gözünden savaşın ne kadar sert bir fırtına olduğunu gözler önüne seriyor.

İyi seyirler!