Doğru mesajı yansıtan stili bulmak

Geçtiğimiz yazımda imaj mağazanız, stil vitrininiz demiştik. Bunu daha geçen hafta yaşadığım bir anımla desteklemek istiyorum. :) 

Geçen hafta Tunus’ta kuzenimin düğününe gittim. Dünya tatlısı ve sıcağı insanlarla tanışmak dışında, turistik yerleri gezme, kültürlerine dâhil olma, bir de AVM’ye gitme fırsatım oldu. 

Son gün gittiğim AVM’de mesleki deformasyon olarak vitrinlere, mağazalara, kampanya fotoğraflarına bakarken bir şey dikkatimi çekti. 

AVM’nin girişine Zara’nın kampanya fotoğrafını koymuşlardı. Fotoğraftaki kadının üzerinde uzun pantolon, etnik desenler, boynuna kadar kapalı bir sonbahar/kış koleksiyonu parçası bluz ve dış giyim vardı. Bu kampanya fotoğrafının İspanya’da gördüğüm cesur dekolteli, belki yalnızca palto giymiş modellerden ne kadar farklı olduğunu düşündüm.

Koleksiyon aynı koleksiyon, marka aynı marka. Ürünlerin çoğu da aynıydı. Farklı olansa vitrini. Çünkü birisi dekolteden kaçınmayan, cesur, takıntısız İspanyol kadınını, biri gösteriş seven, daha feminen ama kısmen muhafazakar Tunus kadınını içeri çekiyordu. “Stili imajdan ayıran da bu” diye düşünmekten kendimi alamadım.

Mağazadaki ürünler aynı olsa da, vitrinleri, mesajları farklıydı. Çünkü hitap ettikleri kişiler farklı.

Biz de aynı gün içinde farklı insanlara hitap ederken, belki erkek arkadaşınızın ailesiyle tanışmaya giderken ve dominant olmanız gereken bir toplantıya hazırlanırken aynı kıyafetleri seçmiyorsak, ama özünde aynı kişiysek, mağazanın da yaptığı buydu.

Hedefe, kişiye, hitap ettiği kesime göre stili şekillendirmek, farklı imaj oluşturuyorsunuz anlamına gelmez. İmaj bir bütündür ve sizin her halinizi barındırır. Sizi hedefinize götüren etkinliğe, duruma, vermek istediğiniz mesaja uygun giyinmektir.